KÜLTÜR-SANAT
Yayınlanma : 30 Ekim 2025 19:44
Düzenleme : 30 Ekim 2025 19:46

İzmir Kitap Fuarı’nın Ardından        

İzmir Kitap Fuarı’nın Ardından        

İzmir Kitap Fuarı’nın Ardından        

            Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 6 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin oranı % 97,6 imiş. Cinsiyete göre bakıldığında erkeklerde % 99 olan okuma oranı kadınlarda % 96 ‘ya kadar düşüyormuş.

            Kitap okuma alışkanlığıyla ilgili verilere bakıldığında (okuma bilen) nüfusun % 27’si yılda bir kitap ve üzeri okurken, % 73’ü hiç okumuyormuş. Okunmanın içeriğine bakıldığında ise kurgu/edebiyat alanının % 42, dini kitapların (Kur’an dahil) % 34, eğitim, araştırma ve akademik kitapların % 20 civarında olduğu ortaya çıkmış.

            İnsan ihtiyaçlarına göre üçüncül listede bulunan kitap, 2000’li yıllarda 235. sırada iken günümüzde 237. sıraya kadar gerilemiştir. Düşünün, bir insan güne başladığında 236 ihtiyacını karşılayacak ki kitaba sıra gelsin. Bu içler acısı bir durumdur.

            Koşulların bu kadar zor olduğu piyasada yayınevleri, basımevleri, tanıtımcılar, yazarlar, çizerler, şairler, kitaplarla ilgili her türlü etkinliklere, buluşmalara, fuar ve festivallere istekle katılıp ürettikleri içerikleri okurla buluşturmaya çalışırlar. Bunu yaparken her birinin tek isteği ‘zarar etmemek’tir. Hatta bazı yayımcılar (yayıncı genel kavramdır) zarar etmeyi bile göze olarak katılırlar bu tür etkinliklere. Çünkü işin bir de reklam/propaganda boyutu vardır. Koskoca X yayınevi artık fuarlara bile katılamıyor, dedirtmek istemezler.

Hal böyle olunca düzenleyici kurum ve kuruluşların biraz daha yapıcı, özverili ve kolaylaştırıcı olması beklenir. Ama nerdeee? 18/26 Ekim 2025 tarihlerinde yapılan İzkitap İzmir Kitap Fuarı yine pek çok eksiklikle geçti.

Sonbaharda düzenlenen bir kitap fuarının yağmurdan yaştan uzak olması beklenir elbette. Günümüz teknolojileriyle haftalar önceden belli olan hava tahminleri, yağışın ne zaman, nasıl olacağı hakkında dişe dokunur bilgiler verir. Hal böyle olunca düzenleyici kurum gereken önlemleri almak zorundadır. Yazık ki yağmur altında bir fuar geçti. Stantları su bastı, kitaplar ıslandı, pek çok yayımcı zorda kaldı. Mazgallar, giderler tıkandı, İz-Su yetkililerine ulaşılamadı. Dışarıda yağmur yağarken tuvaletlerde suların akmadığı bile görüldü. Yerleşim ve etkinlik tanıtımı için basılı bir çalışma yapılmadığından okurun yana döne yayınevi veya etkinlik aradığına tanık olundu. Şimdi biri çıkıp, dijital çağdayız kardeşim, girişlere koyduğumuz karekodu okut aradığını bul, diyebilir. Ancak bu kadar basit değil! Stantlar için onca para alıyorsanız, gereken hizmeti de vermek zorundasınız.

Bizzat yaşadığım bir olayı da aktarmak istiyorum. 19 Ekim Cumartesi günü Bilgi Yayınevi standında imzadaydım. Öğle saatlerinde sağımızdaki, solumuzdaki mazgallar tıkandığı için sular altında kaldık. İlk iş olarak İz-Su yetkililerini aradık. 1973277 sayılı başvurumla ‘acil’ diyerek kayıt bıraktım. Olup bitenleri detaylıca anlatmama rağmen İz-Su’nun dönüşü gece saat 23.45’te oldu. Elbette gün içinde sorun çözülmüştü. Ancak bu pek çok kişinin yetkilileri arayıp söylemesiyle gerçekleşmişti.

Sonuç olarak plansız, programsız bir kitap fuarını arkamızda bıraktık. Ancak canla başla çalışan belediye emekçilerine de teşekkür etmek gerekiyor. Okurun yüce gönüllülüğü, öğrencilerin yazarlarla buluşma sevinci, etkinliklerin heyecanı, Egelilerin ilgisi, belediye emekçilerinin desteği ile kitapseverler yine de mutlu ayrıldı.

Daha iyisi olabilir miydi? Elbette olabilirdi.