KENT LOKANTALARI
Bugün ilk kez Buca Kent Lokantası’na gittim. Menüde mısır çorbası, zeytinyağlı patlıcan, pirinç pilavı, mevsim salata vardı. 70 lira olan bu menüye elbette su ve ekmek de ekleniyordu. İçerisi alabildiğine dolu olduğundan yer bekleyen insanlar dikkat çekiyordu. Görevlilerle yaptığım görüşmelerde günde ortalama 500 kişinin yemek yediğini öğrendim. Günün yemeğinden ben de yedim. Oldukça lezzetli, doyurucu bir menüydü.
Müşterilerin çoğunluğu öğrencilerden, moto-kuryelerden, elbette emeklilerden oluşuyordu. Hatta tanıdığım birkaç memur ile çevre esnaflarının çalışanları da vardı. Fotoğraf çekmek istedim. Ancak insanların rahatsız olduğunu, yüzlerini sağa sola çevirerek objektiften kaçındıklarını görünce isteğimden vazgeçtim. İnsanların mahcubiyeti ürkek bakışlardan apaçık okunuyordu, utanıyorlardı.
Oysa bu utanç, ülkeyi 23 yıldır yöneten(!) AKP hükûmetinin olmalıydı. Özel oluşturulmuş raporlarıyla emekliyi, emekçiyi, öğrenciyi günden güne yoksullaştıran TÜİK’in olmalıydı. Yap-İşlet-Devret eserleriyle(!) hazineyi yıllarca borçlandıran kurum ve kuruluşların olmalıydı. Bu utanç, kasadaki dövizlerin arka kapıdan satılarak Merkez Bankası’nı zayıflatanların olmalıydı. Yine bu utanç, halkın gözünde güvenilirliği yüzde 20’ye düşen yargının olmalıydı. Köylümüzü yoksullaştıran, tarımdan uzaklaştıran politikasız Tarım Bakanlığı’nın olmalıydı bu utanç. Eğitimsiz Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Liyakatsiz yöneticilerin, onları kayırarak o koltuklara atayanların olmalıydı bu yoksulluğun utancı. Kent lokantasında yemeğini yiyen yurdum insanının değil elbette.
CHP bu doğrultudaki atılımlarına hız vermelidir. Kent Lokantaları, kreşler, çocuk yuvaları ve öğrenci yurtları AKP’nin görmediği, görmezden geldiği insanların sığındığı sosyal kurumlardır. Anayasa’mızda hâlâ “Türkiye Cumhuriyeti, ... sosyal bir hukuk devletidir.” ibaresi yer alıyorsa CHP doğru yoldadır. Ne yapıp edip bu alandaki kurumlarını çoğaltmalı, yoksulluğunun nedenini halka anlatmanın bir yolunu bulmalıdır.
‘Tek Adam’ yönetiminin meyvelerini(!) gören seçmen yaptığının ayrımına varmıştır. CHP’nin anketlerindeki yükselişin göstergesi bundandır. İktidar da bu durumun ayrımında olduğundan tüm gücüyle belediyelere yüklenmektedir. Çünkü Kent Lokantaları’ndaki menüye karşılık AKP’nin menüsü çok farklıdır: Ulusal gelirden halka düşen dengesiz pay, terazisi bozulan yargı, günden güne yükselen, hızına bir türlü yetişilemeyen fiyatlar, yoksulluk, güvensizlik, umutsuzluk... 23 yıldır önümüze konulan bu menü artık bıktırmıştır. Kent Lokantaları’nın kalabalığının nedeni budur. Eşref Karadağ

