KÖŞE YAZISI Haber Girişi : 31 Ocak 2021 12:13

Boşluğun ve çaresizliğin öteki adları...

Boşluğun ve çaresizliğin öteki adları...

Öteki şehir, Şehir bizim hikayemiz aslında ve içi insan dolu eski 35' lik plaklar gibi önyüzünde vitrin olan şarkı, arka yüzünde ise adı , sanı pek duyulmamış şarkılar, şehir bir tezatlar bütünü şehri güzel kılan bu tezatların toplamı olması. Tıpkı insan gibi öyle ya, tezatlarımızın bir bütünü değilmiyiz bizler ve şehrin arka mahalleleri kuytunun, saplanıp kalmanın, kendine gömülmenin, uzaklara düşmenin, öteki bile olamamanın, boşluğun ve çaresizliğin öteki adı arka mahalleler. Ve adına kader deyip geçtiğimiz bir uzun yolculuk burada hayatlar ve o yolculuk bir otobüsün arka beşlisinde başlayıp , orada bitiyor her daim. Bir kere olsun 4 numara pencere kenarında oturulamamış hayatlar kırık, küskün , isyanı içine atmış ve içindeki isyanla hayatı karşılayan insan hikayeleri. Tepecik 1225 sokak örnegin. İzmir’de sokak isimlerine numara vermişler. Bu şehri kimliksizleştiren bir acaip uygulama kimse bilmez 1225 sokağı ama umumhane dedin mi, genelev dedin mi herkes bilir. Kemer istasyonunu Alsancak yönünde geçerken metroda ya İzbanda vagonun camlarından sıra halinde evler gözükür. Gizemli, mahçup ve yitik hayatlar toplamıdır o evler. Kader kurbanlarının, yoksulluğun, kaybedenlerin, hani o otobüsün arka beşlisinde seyahat edenlerin mekanı. Kadın kimliği, cinselliği ve anatomisinin bir meta gibi pazarlandığı, kapitalizmin en çirkin yüzü ve ipotekli hayatlar geçidi.  Başlarında her daim bir erkek tahakkümü, senet imzalatılarak bir türlü bitmeyen borçlar sarmalında tükenip giden hayatlar "hayat kadını" deyip geçiyoruz işte. Onların yaşadığı bu dramı, trajediyi "hayat "kavramıyla karşılamış dilimiz, ne kadar ilginc. Bu liman şehrin, İzmirin belki de hiç konuşulmayan adeta bir suskunluk yasası o 1225 sokakta ki Tepecik genelevi ve bu şehir 19.yüzyıldan beri bu gerçeklikle yaşıyor. Toplumsal ve sosyal tarih en alttakilerin, kimsesizlerin, madunların ve mazlumların tarihi aslında ve 19.yüzyıl başları Doğu Akdenizin parlayan limanı izmir. Ege bölgesinin verimli tarım ürünlerinin batı ülkelerine demiryolu ve liman aracılığıyla aktarıldığı bir antrepo izmir. Basmane,  Alsancak garları ve liman etrafında gelişen yeni kentsel merkez ve eğlence hayatı, kordon ve ikinci kordonda kümelenmiş sinemalar, tiyatrolar, birahaneler, restoranlar ve kulüpler. Doğunun petite yani küçük parisi artık İzmir. Bir çekim merkezi, bir mıknatıs kent. Ticaret yapmak isteyende, hürriyet özgürlük arayanda buraya koşmuş 19.yüzyılda ve şehrin en popüler genelevleri Maison Doree ve madam eme ile kedi ve Estasiye genel evleriymiş. Bunlar ikinci kordonda Osmanlı postanesinden Cafe Costi civarına çıkan sokakta kümelenmiş lüks genelevleriydi. Kemer civarında ise daha çok 3.sınıf diyebileceğimiz evler mevcuttu, 2.kordonda maltızlar mahallesi şehrin genelevlerinin merkezi konumundaydı. Zamanla bu genel evlerin şehir dışına sakızlar mahallesine taşınması için önlemler alınmıştı zira dönemin arşiv kayıtlarına göre bu civarda 71 adet genel ev faaliyet gösteriyor bu da kentte asayiş sorunlarına neden oluyordu. Nitekim İzmir halkından dahiliye nezaretine bolca şikayet gidiyordu...örneğin salih müslim adlı br izmirli dahilliye nezaretine gönderdiği 26 ekim 1899 tarihli şikayenamesinde kentin en prestijli semtlerindeki roka, kedi ve estasiye genelevlerinin kaldırılmasını ve taşçılar mevkiindeki umumhanelerinde şehir dışına çıkarılmasını talep ediyordu ve frengi. Liman kentlerinin illeti bu salgın İzmiri de sarıp sarmalamıştı. 1907 yılında Tepecikte bir emrazı zühreviye hastanesi açıldı. 7 ocak 1914 te şehirde yayınlanan Ahenk gazetesindeki şu ilan eşrefpaşa frengi hastanesi sertabibi Dr. Cevdet beye aitti " Doktor Cevdet frengi, bel soğukluğu, kadın ve erkek tenasülü ve bevlevi  hastalıklar mütehassısı. Fukaraya cuma günü meccanendir (ücretsiz)" ve yıl 1968. 6.filo Türkiye’ye gelir. İstanbul Domabahçe den önce İzmire demirler ve Türkiye tarihinde bir ilk gerçekleşir. Tepeciik 1225 sokakta genel ev kadınları protesto ederler Amerikan 6.filo askerlerini " Sizi istemiyoruz, defolun gidin buradan " derler. Tiyetral bir şeydir. 68' e 1225 sokağın mütevazi ama onurlu bir katkısıdır ve o ipotekli ve vesikalı hayatlar yaşam mücadelesi veriyorlar 1225 sokakta. Bu şehrin öteki bile olamamış masumları onlar. Boşluğun ve çaresizliğin öteki adları...