KÜLTÜR-SANAT Düzenleme Tarihi : 27 Haziran 2020 13:48 Haber Girişi : 27 Haziran 2020 13:52

İzmir'i tanımak, şehri yönetmek bir sanattır.

İzmir'i tanımak, şehri yönetmek bir sanattır. Şehri kılcal damarlarınıza kadar duyumsayacaksınız ki şehir size bağrında ne taşıyorsa verecek, hasis ve kıskanç değildir şehir, dokunanı kucaklar, bir anne şefkati gibi O yüzden şehri bilmek gerekir.

Sadece Alaçatı-Çeşme Dolçe Vita gecelerini ya da sahilde rakı-balık -roka dolu erguvani akşamlarını değil şehrin arka sokaklarını, kenar mahallelerini, devasa tarihini ve kültürünü kucaklamak gerekir çünkü şehir, insanı heyecanlandırır, her sokağı bir tarihtir şehrin.

İzmir 8500 yıla uzanan tarihiyle, kültürüyle, sosyolojisiyle, siyaset birikimiyle aslında bize çok şeyler söyler. Üretkendir izmir , doğurgan, tıpkı adını aldığı amazon kraliçesi Smyrna gibi dişidir izmir.

Bu şehri yönetmek için tanımak lazım Daykoya, Mehtapa, Tilkiliğe, Kuruçaya, Kadife kaleye, Gültepeye , Kotaltı güzelada'ya , Eşrefpaşaya bir kez bile uğramamışsan , Toros, Çınartepe , Leventte şehre tepeden ama mütevazi bakmamışsan nasıl izmirliyim diyebilirsin kendine.

5 milyonluk Metropolde bildiğin yerler Alsancak-Reyhan Pastanesi, Kordon Balık pişiricisi, Narlıdere bizim-taka restoran ve Alaçatı porttaki türedi sonradan görme mekanlarsa bu şehir üzerine bildik, tanıdık , sıcacık cümleler kurabilirmisin?  Anafartalar caddesinde hayyam da bir tek atmamışsan, Agora'da "Burda başlar aşkların en güzeli "deyip Agora meyhanesine bir merhaba çakıp , İkiçeşmelikte kelleci'de beyaz şarapla kelle götürmemişsen , Havra sokağında şehrin bin bir çeşit sesini, ahengini , pazarını yaşamamışsan İzmirliyim diyebilirmisin kendine. Çamdibin de Kartal kokoreçte yarım ekmek-kokoreç yemenin tadını , lezzetini almamışsan , hemen oracıkta bir boşnak böreği yememişsen , Buca yanık kahvelerde gevrek -peynir ve çaydan oluşan dünyanın en müthiş üçlüsü -triosunun tadına bakmamışsan nasıl İzmirli olabilirsin ki? Bornova'da gandinin yerinde , Gürçeşme de patlıcanlı meyhane pilavlı İzmir akşamları nasıl güzeldir bir bilsen, tanırmısın buraları , hiç gittin mi? Basmaneyi Orhan Beşikçi ile, Kemeraltı-Hisarönünü İlhan Pınar’la hiç adımladın mı? Efdal Sevinçli'den şehrin kültür sanat birikimini dinledin mi hiç...? Okan Yüksel ile şehrin spor tarihine hiç yolculuk yaptın mı? Sancar Maruflu dan şehrin vefasını öğrendin mi? Yaşar Aksoy dan milli mücadeleyi, gavur Mümini, Hasan Tahsini dinledin mi? Yaşar Ürük sana hiç bu şehri şehir yapan adları anlattı mı? Haluk Işıkta bu şehir üzerine kurulmuş en güzel cümleleri işittin mi? bu soruların hepsine vereceğiniz yanıt , hayır olacak biliyorum.

O nedenle kentin şehrimine , Belediye Başkanına 3 ayda bir hata yaptırıyorsunuz.

O şehremini sizi neden dinliyor hala anlamış değilim.

Bu örgütün yoksul insanlarının çocukları, akrabaları çöpte, Temizlik işlerinde, Eshot otobüsü yıkama işlerinde çalışırken , sizler hiç haketmediğiniz bol sıfırlı maaş, makam arabası ve makam şöförleriyle şehrimde dolçe vita yaşıyorsunuz.

Bu şehir üzerine cümle kurmadan ama şehrin kültür sanat rantını tüketerek aslında şehrimi tüketiyorsunuz.

İstanbuldan, Ankaradan İzmire don biçmeye çalışarak ve şehrin Belediye Başkanına gaflar yaptırarak aslında İzmire haksızlık ediyosunuz. .

Şehri yönetmek için öncelikle şehri tanımak gerekir. Bu şehrin marka olmaya ihtiyacı yok, zira İzmir adının kendisi bir markadır ve Dünya tarafından tescillenmiştır.

O nazlı ve edalı bir cumhuriyet çiçeğidir, soldurmayın...dahası gölge etmeyin artık yeter.